Tarih ve Doğa İç İçe Kayseri de Görülmesi Gereken 5 Nokta
Kayseri, Erciyes Dağı’nın büyüleyici manzaraları eşliğinde keşfe çıkabileceğin, İç Anadolu’nun üçüncü büyük kenti olmasının yanı sıra önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olarak da öne çıkıyor. 6000 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan bu şehir, Erken Tunç Çağı’ndan günümüze kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyor. Bir dönem Anadolu Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapmış olan Kayseri, tarih boyunca Eretna Beyliği, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma anıtsal yapılarıyla göz kamaştırıyor. Şehrin merkezinde ve çevresinde yer alan etkileyici kervansaraylar, görkemli camiler, zarif kümbetler ve tarihi medreseler, burayı tarih ve kültür meraklıları için vazgeçilmez bir rota haline getiriyor. Aynı zamanda Kayseri, kendine has lezzetleriyle gastronomi tutkunlarını da cezbediyor. İşte Kayseri’de mutlaka görmen gereken 5 büyüleyici nokta:
1. Kayseri Kalesi
Şehrin tam merkezinde yükselen ve sağlam surlarıyla göz kamaştıran Kayseri Kalesi, Kayseri gezine başlamak için en ideal noktalardan biri. M.S. 3. yüzyılda Roma İmparatorluğu tarafından inşa edilen bu kale, Bizans ve Anadolu Selçuklu dönemlerinde güçlendirilerek günümüze kadar ulaşmayı başarmış. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan yapının heybetli burçları, kuleleri ve yaşam alanları, geçmişe yolculuk yapmanı sağlayacak. Kalenin içinde yer alan Fatih Sultan Mehmet Camii de görülmeye değer yapılar arasında.
2. Engir Gölü (Koramaz Vadisi)
Birinci derece doğal sit alanı olarak koruma altına alınan Engir Gölü, sahip olduğu sulak alanları ve sazlıklarıyla 150’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Bu özelliğiyle yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından doğa fotoğrafçılarının ilgisini çekiyor. 40 hektarlık geniş bir alanı kaplayan göl, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında göçmen kuşların oluşturduğu görsel şölenle büyüleyici bir manzara sunuyor.
3. Kayseri Arkeoloji Müzesi
Kayseri'nin binlerce yıllık tarihini keşfetmek için mutlaka ziyaret edilmesi gereken Kayseri Arkeoloji Müzesi, tarih öncesi dönemlerden Osmanlı'ya kadar pek çok uygarlığın izlerini taşıyor. Kayseri ve çevresindeki kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserlerin sergilendiği müzede, Tunç Çağı’ndan kalma mermer eserler, Asur Kolonileri Çağı’na ait nadir sikkeler, yazılı tabletler, el yapımı seramikler, mühürler ve daha birçok tarihi obje yer alıyor.
Müzenin 8700 metrekarelik bahçesinde ise devasa taş heykeller, lahitler ve mezar stelleri sergileniyor. 1969’dan beri ziyaretçilerini ağırlayan müze, Melikgazi ilçesinde, Kazancılar Caddesi üzerinde bulunuyor.
4. Selçuklu Uygarlığı Müzesi
Selçuklu mirasını daha yakından tanımak isteyenler için harika bir adres olan Selçuklu Uygarlığı Müzesi, 2014 yılından beri ziyaretçilerini ağırlıyor. Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi'nin birleşimiyle oluşan ve “Çifte Medrese” olarak bilinen tarihi yapıda yer alan müzede, Anadolu Selçuklu dönemine ait pek çok değerli eser sergileniyor. Selçuklu döneminin tıp, mimari ve sanat alanındaki başarılarını gözler önüne seren müze, mimari yapısıyla da büyük bir ilgi görüyor.
5. Ağırnas Yeraltı Şehri
Kayseri’nin mistik tarihini keşfetmek isteyenler için en ilginç duraklardan biri olan Ağırnas Yeraltı Şehri, yumuşak tüf kayalara oyularak yaklaşık 3000 yıl önce inşa edilmiş. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığı tahmin edilen bu yeraltı şehri, 2005 yılında ziyarete açıldı. 100 metreden uzun tünelleriyle unutulmaz bir keşif deneyimi sunan bu tarihi yapı, ünlü mimar Sinan’ın doğduğu evin bodrumuna kadar uzanıyor. Kayseri merkeze yaklaşık 26 kilometre mesafede yer alan bu eşsiz yapıyı keşfederken, tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkacaksın.