Fethiyenin Doğal Güzellikleri
Kelebekler Vadisi:
Fethiye’nin eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan Kelebekler Vadisi, görsel açıdan muazzam bir doğa harikasıdır. Bu vadinin özelliği, içinde 70’ten fazla kelebek türünün bulunmasıdır ve ismini de bu kelebeğin zengin çeşitliliğinden alır. Vadinin güzellikleri, sadece vadiden yürüyerek değil, aynı zamanda tekne turuyla da keşfedilebilir. Eğer yürüyüş yapmayı tercih ediyorsanız, uygun bir ayakkabı giydiğinizden emin olmalısınız çünkü vadiye iniş oldukça dik ve zorlu olabilir. Doğa ile iç içe bir kamp deneyimi yaşamak isterseniz, vadide çadır kurma imkânı veya bungalov kiralama seçenekleri de mevcut. Ancak, konaklama açısından fazla seçenek olmadığını ve genellikle bölgedeki tek işletmenin sunduğu hizmetlerin kullanıldığını unutmamanız gerekir.
Kayaköy:
Fethiye’nin tarihî zenginliklerini görmek isteyenler için Kayaköy, keşfedilmesi gereken bir diğer önemli bölgedir. 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan bu terkedilmiş köy, 1922’deki mübadele sırasında göç eden Rumların yaşadığı bir yerleşim alanıdır. Buradaki kiliseler, okullar, hastaneler ve yüzlerce ev, 19. yüzyıl mimarisini gözler önüne seriyor. Kayaköy’de adeta bir zaman yolculuğuna çıkabilirsiniz. Buradaki yapıları gezdikten sonra, hemen yakınındaki Gemile Koyu’na geçebilir, harika manzarasında dinlenebilirsiniz.
Ölüdeniz:
Fethiye’nin en ünlü plajı olan Ölüdeniz, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en bilinen plajlarından biridir. Bembeyaz sahili, turkuaz renkli denizi ve çevresindeki doğa ile büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Ölüdeniz’i keşfederken, Lagün bölgesine mutlaka uğramalısınız. Burada deniz oldukça sakin ve berrak, bu yüzden fotoğraflarda gördüğünüz "çarsaf gibi deniz" manzarasını burada bizzat görebilirsiniz. Ölüdeniz Tabiat Parkı’na giriş ücretli olup, Belcekız Plajı ise ücretsizdir. Burada konaklama seçenekleri oldukça fazla ancak yaz aylarında rezervasyon yaptırmadan yer bulmak zor olabilir.
Faralya ve Kabak Koyu:
Fethiye'nin saklı cennetlerinden biri olan Faralya, hem tarihi kalıntıları hem de doğal güzellikleriyle keşfedilmeye değer bir bölgedir. Özellikle Roma ve Likya dönemine ait kalıntıların bulunduğu Faralya, aynı zamanda doğa ile iç içe bir huzur sunar. Faralya’dan kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz Kabak Koyu ise son yılların en gözde koylarından biri. Huzurlu atmosferi ve doğal güzellikleriyle Kabak Koyu, konaklama açısından da harika bir seçenek sunuyor.
Likya Yolu:
Eğer uzun mesafeli yürüyüşlere ilgi duyuyorsanız, Türkiye’nin en ünlü yürüyüş rotalarından biri olan Likya Yolu’nu mutlaka denemelisiniz. 540 kilometreyi aşkın uzunluğu ile Türkiye’nin en iyi uzun mesafe yürüyüş parkuru olarak kabul edilen Likya Yolu, Fethiye’den başlayıp Antalya’ya kadar uzanır. Fethiye’ye kadar gelmişken, bu rota üzerinde kısa bir yürüyüş yaparak bölgenin eşsiz doğasını keşfetmek harika bir deneyim olacaktır.
Saklıkent:
Saklıkent Kanyonu, Fethiye’nin en heyecan verici doğal alanlarından biri. 25 yıl önce bir çoban tarafından keşfedilen bu kanyon, Türkiye’nin en önemli milli parklarından biridir. Eşsiz kaya oluşumları ve berrak suları ile Saklıkent, doğa severler için harika bir destinasyon. Fethiye merkezden araçla kolayca ulaşabileceğiniz Saklıkent, unutulmaz bir keşif sunuyor.