ABD ve Kanada Turistlerinin Seyahat Planlamadan Önce Bilmesi Gerekenler
Granada'da, Alhambra çevresindeki mahalleler, turist akışının etkisiyle daralmış ve sakinler, "burası artık bir tema parkı gibi" diyerek yaşam alanlarının ticarileşmesine karşı çıkıyorlar. Kanarya Adaları'nda ise, yaklaşık 57 bin kişi, turist girişlerinin sınırlanmasını ve kısa süreli kiralamaların yasaklanmasını talep ederek, adaların çevresel ve sosyal dengesinin korunmasını istiyorlar. Barselona'da, artan kiralar ve turist yoğunluğu nedeniyle "turizm şehri öldürüyor" gibi sloganlarla yapılan protestolar, yerel halkın yaşam kalitesinin tehdit altında olduğunu vurguluyor.Malaga'da ise, belediye, turistlerin kısa süreli kiralamalarını en yoğun 43 mahallede yasaklayarak, turist akışını daha az yoğun bölgelere yönlendirmeyi amaçlıyor. Ayrıca, turistlere yönelik görgü kuralları ve davranış düzenlemeleri getirerek, yerel halkın yaşam alanlarının korunmasına yönelik adımlar atıyor.
Venedik, turist yoğunluğunun etkisiyle, günübirlikçilerden alınan ücreti 10 euroya çıkararak, turist akışını kontrol altına almayı hedefliyor. Bu uygulama, şehrin tarihi dokusunun korunmasına yönelik bir önlem olarak görülüyorAtina ve Madrid gibi şehirlerde de, artan turist sayısının yerel halkın yaşamını zorlaştırdığına dair endişeler dile getiriliyor. Bu şehirlerdeki sakinler, turizmin kontrolsüz büyümesinin önlenmesi ve yerel halkın haklarının korunması için çeşitli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorlar.
Bu şehirlerdeki protestolar, sadece turizme karşı bir tepki değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir ve yerel halkı gözeten bir turizm modeline duyulan acil bir çağrıdır. Seyahat etmeyi planlayanların, bu şehirlerin sakinlerinin taleplerini ve bu şehirlerin karşı karşıya olduğu sorunları göz önünde bulundurarak, daha bilinçli ve sorumlu bir seyahat anlayışını benimsemeleri önemlidir.